DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 36°C
Sıcak

Bebemoss markasıyla Türkiye’den ABD’ye satış yapan bir girişimci: Izabela Erşahin

Bebemoss markasıyla Türkiye’den ABD’ye satış yapan bir girişimci: Izabela Erşahin
07.04.2021
101
A+
A-

Izabela Erşahin, Türkiye’ye aşık, üç çocuklu Fransız bir anne…  Girişimcinin 2013’te kurduğu Bebemoss, İstanbul’da geleneksel iş piyasasının dışında tutulan düşük gelirli kadınlardan oluşan, ekonomik olarak risk altında olan 120 anneyi istihdam ediyor. 

Kendisini ‘tesadüfen sosyal girişimci’ olmuş biri olarak tanımlıyor. İkinci hamileliğinde yaşadığı altı aylık zorunlu yatak istirahati ona bu fikri vermiş. Izabela Erşahin hikayesinin nasıl başladığını şöyle anlatıyor: “Eşim ile burada tanıştık. ‘Yabancı Gelin’ (gülüyor) olarak İstanbul’da hayatıma adım attım. Daha öncesinde burada etkinlik ve organizasyon işleri yapıyordum. Ama ilk çocuğum dünyaya gelince bu işi yapmakta zorlandım. Küçük bir bebekle çalışmak oldukça yorucu oldu. O işlerden uzaklaştım. Daha sonra ikinci bebeği yapmaya karar verdik. İkinci bebeğimin hamilelilik süreci oldukça sıkıntılı geçti. Bu süreçte kanamalar yaşadığım için altı ay yataktan çıkamadım. Tuvalete bile kalkmaya iznim yoktu. Bu yüzden o süreci rahat geçirmek adına kendimi el sanatlarına -yani örgü, nakış, tığ- verdim. Çünkü bütün gün yatakta olduğum için televizyon dışında bir şey yapamıyordum.”

Çocuğu doğduğunda kendini bir sürü kıyafetle bulduğunu ve bunlarla ne yapacağını bilemediğini anlatıyor. O süreçte ürettiği ürünleri internette satma konusunda eşi Emre Erşahin tarafından yüreklendirildiğini belirtiyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: “Yatakta kaldığım sürece yaptığım el işleri o kadar fazlaydı ki bir bebeğe çok fazla geldi. Çünkü altı ay her gün saatlerce üretmiştim. Ürünleri satmak için 2013’te Etsy’de bir dükkan açtım. Burada ürünleri toptan satmaya başladım. ABD’deki butikler benden ürün istemeye başladı.” 

İlana 2 bin kişi başvurdu

Bu andan itibaren girişimci olarak artan talebi ve buna bağlı olarak üretimi ölçeklendirmek adına bir ekibe ihtiyaç duyduğunu anlatıyor ve ekliyor: “Tüm envanteri tek başıma üretemedim.” Izabela Erşahin, bütün bunlara rağmen bu işi bir iş modeline çevirmeye karar verdiğini belirtiyor ve bunun için internete ilan verdiğini söylüyor. “Çünkü amacım ek gelir elde etmek isteyen annelere ulaşmaktı. Bu ilandan sonra geçirdiğim haftayı anlatamam size. 2 bin anne bu ilana başvurdu. Günün sonunda bu ilanı indirmek zorunda kaldım” diyerek o günlerde yaşadığı şaşkınlığı dile getiriyor. Tam da bu anda Türk toplumunun ihtiyacını anladığını ve kadınların işgücü piyasasından nasıl dışlandığını gördüğünü belirtiyor. Bu başvurular arasında o dönem tuhafiyecilik yapan şimdiki ortağı Zeynep Hanım ile tanışan Erşahin, takım olarak Bebemoss ürünlerini yapmaya yardımcı olacak yetenekli kadınlardan oluşan ekibi bir araya getirmeyi başardığını söylüyor. 

120 kişilik ekiple yola devam ediyor

Erşahin ve ekibi, bu işi yapabilmek için geleneksel işyeri organizasyonunu ve kurallarını bozdu. Annelerinin birçoğuna  evlerinden oyuncaklar üretme yetkisi verdi. Girişimci bunun nedenini şöyle açıklıyor: “Öyle ki anne, eş ve ev hanımı olmak onların profesyonel olmalarına ve ailelerini geçindirmek için gelir elde etmelerine engel değil. Bir de Türkiye’de özellikle evden çalışan ve el emeği üreten kişiler için çıkardığı bir kanun var. Biz ürünleri yapması için kadınları malzemeleri teslim ediyoruz. Bu kadınlar bu ürünleri bize yeniden satıyor. Bunun 30 bin liraya kadar limiti var. Bu orana kadar devlet, üreticiden vergi almıyor, hem de işverene yani ürünleri alanlara düşük stopaj imkanı sağlıyor. Biz bu kanundan yararlandık.”

Şirketin çalışma modelini ise şöyle anlatıyor: “Anneler bize gelir, her modelin kalıbını ve özelliklerini öğrenir, malzemelerini alır ve sonra atölyemizde gruplar halinde çalışabilir ya da ellerinden geldiğince ve istedikleri kadar tığ işi yapmak için malzemeleri eve götürebilir. Ödeme ise iş bittikten sonra yapılıyor.”

Bebemos aradan geçen sekiz yılda 120 kişilik bir ekip haline geldi. Sadece yurt dışına üretim yapıyor ve portföyünde kısıtlı sayıda ürün bulunduruyor. Erşahin bunun nedenini şöyle anlatıyor: “Sınırlı stoklarla çalışması ve sattığı kadar ürün üretiyoruz.” Bebemoss, Türkiye merkezli bir şirket olarak sadece yurt dışına çalışıyor. Çünkü bu tarz el işi ürünler, hammadde açısından oldukça maliyetli bir iş. Hem de o dönem organik ürün meselesi Türkiye’de yeteri kadar bilinmiyordu. Organik gıda piyasası 2018 yılında dünya genelinde yaklaşık 97 milyar euro’luk bir büyüklüğe ulaşmış durumda. Organik ürünler açısından ülkeler arasında en büyük pazarı 40.6 milyar euro ile ABD oluşturuyor. Dolayısıyla Bebemoss markasıyla sadece hedef pazar olarak ABD’ye yöneldiğini anlatıyor. Bebemoss markası, Sektör 7 adlı şirket altında Türkiye’de temsil ediliyor. Bu şirket hem Bebemoss, hem de e-bebek’e oyuncaklar üretiyor. Ayrıca yurt dışından Ayota firmasıyla da çalışıyor. Erşahin’in şu anki gündemi artık Sektör 7…  Salgından bu yana örgü oyuncak ve süs eşyaları, kıyafet ve kumaş maskeler üretiyor.

Bebemoss ekibinin hikayesi yurt dışında da ilgi çekti ve Shopify, Türkiye’ye gelerek bu hikayeyi çekti. Dilerseniz buradan izleyebilirsiniz

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.