DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15°C
Parçalı Bulutlu

Doğal taş ihracatı 2019’da %5 daraldı

Doğal taş ihracatı 2019’da %5 daraldı
06.12.2019
192
A+
A-

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Sektörler Konseyi Üyesi Rüstem Çetinkaya, sektörün Çin’e ihracatının yüzde 9 gerilediğini söyledi.  Doğal taş sektörünün toplam ihracatının da Çin pazarındaki  düşüşe bağlı yüzde 5 civarı daraldığını belirten Çetinkaya;  Türkiye pazarında da rakamlar kesin olmamakla birlikte, inşaat  sektöründeki küçülmeye bağlı olarak yüzde 20 civarı daralma  gözlendiğini söyledi.

Madencilik sektörünün en büyük sorununun ruhsat ve teminatlarla ilgili olduğunu belirten Çetinkaya; üzerinde çalışılan yeni maden yasası ile ilgili öncelikle taleplerinin  ruhsatların mülkiyet hakkı gibi daha sağlam yapıya  kavuşturulması ve bankalarca teminat olarak kabul edilmesi  olduğunu vurguladı.

Madencilik ve doğal taş sektörü ile ilgili gelişmeleri dün  akşam basınla sohbet toplantısında değerlendiren Çetinkaya, “Çin  pazarındaki daralma sektörü çok net etkiledi. Çin doğal taş  ihracatında en büyük pazarımız. Çin’e ihracatımız bu yıl yüzde 9 düştü” dedi ve ekledi:

“Çin tarafında daralma olunca, toplam ihracat da daraldı.  Toplam doğal taş ihracatı bu yıl yüzde 5 düşüşle 1.9 milyar  dolar seviyesinde gerçekleşecek.”  Çetinkaya’nın verdiği bilgiye göre, Türkiye’nin Çin’e doğal  taş ihracatı bu yıl yüzde 9 düşüşle 900 milyon dolar, ikinci en  büyük pazarı ABD’ye ihracatı ise yüzde 1 civarı artışla 300  milyon dolar civarında gerçekleşecek.

ABD Ticaret Bakanı Wilbur Ross’un Eylül ayında Türkiye’ye  yaptığı ziyarette, doğal taş sektörü iki ülke arasındaki 100  milyar dolarlık toplam ticaret hacmi hedefi kapsamında öncelikli sektörlerden biri olarak belirlenmişti. 

Çetinkaya’nın verdiği bilgiye göre, dünyadaki toplam 16  milyar dolar civarındaki doğal taş ticaretinin yaklaşık 2 milyar  dolarını Türkiye yapıyor. Türkiye, doğal taş ihracatının  yaklaşık yüzde 60’ını ise Çin ve ABD’ye gerçekleştiriyor.

Doğal taşta Türkiye’nin en büyük ihracat kalemlerini mermer,  travarten ve limestone oluşturuyor.

Çin pazarındaki daralmanın temel sebebinin ülkenin ABD ile  yaşadığı ticaret gerilimi ve bunun inşaat sektörüne yansıması  olduğunu belirten Çetinkaya, “Çin’de inşaatlar devlet kredisi  ile yapılıyor. O tarafta krediler kısıldı. Çünkü Çin ABD ile girdiği ticaret savaşında devlet bütçesini ABD ile savaş halinde  olan sektörlerden yana kullanıyor. Demir-çelik, elektronik gibi  sektörleri sübvanse etmeye çalışıyor. Yani ABD’nin gümrük vergileri koyduğu sektörlere bütçesini aktarıyor” dedi.  Çetinkaya ayrıca, Çin’in sahil kesimindeki konutlara verilen  tüketici kredilerinin faizlerini yüksek tutması ve ekonominin  büyüme hızındaki yavaşlamanın da Çin’in inşaat sektörünü  etkilediğini; buna bağlı olarak doğal taş alımlarının ciddi  şekilde yavaşladığını söyledi. İç pazarla ilgili de değerlendirmede bulunan Çetinkaya, “Sektörde iç piyasaya ilişkin sağlıklı veri yok. Ancak yaptığımız işlerden gördüğümüz kadarıyla, inşaat sektöründeki  daralmaya bağlı olarak iç piyasa yüzde 20 azaldı diyebilirim”
dedi.

Yeni madencilik yasası

Yeni maden yasası çalışmaları ilgili de değerlendirmelerde  bulunan Çetinkaya, öncelikli taleplerinin ruhsatların mülkiyet  hakkı gibi daha sağlam yapıya kavuşturulması ve teminat olarak  kabul edilmesi olduğunu söyledi.

Çetinkaya, “Yeni kanundan temel beklentimiz ruhsatlarla  ilgili. Ruhsatlar bir madencinin elindeki en önemli değerdir.  Bir krom, bir çinko üreticisinin elindeki tek değer ruhsatıdır.  Ruhsat iptallerinin, kesin ve kati bir ihlal olmadığı sürece bu  kadar kolay olmaması madencilik sektörünün en büyük temnennisi”  dedi ve ekledi:

“İlk etapta ruhsatların mülkiyet hakkı gibi daha sağlam bir  yapıya kavuşturulması, devamında da ruhsatlarımızın teminat  olarak alınarak finansal bir araç olarak kullanılmasının önünün  açılmasını talep ediyoruz. Çünkü bizim sanayici gibi ipotek  edecek bir malımız yok. Bir sanayi kuruluşu elindeki fabrika  binasını ipotek edebilir. Biz neyi ipotek edeceğiz? Bunun bir  finansal araç haline gelebilmesi için teminat olarak kabul  olmasını istiyoruz.”

ETİKETLER: ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.